Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Peki Türkiye Stratejik Müttefik ile hiçbir konuda ortak görüş ve politikayı paylaşmıyor mu?
Örneğin Amerikalıların itirafı ile Amerikan (NATO değil) radarlarının İsrail'i korumak amacıyla Malatya'ya yerleştirilmesi. Yani Amerikalılar Predatorları Türkiye'yi çok sevdikleri için değil kendileri ve öncelikle İsrail için İncirlik'e getirecek. Oysa Akdeniz'de İsrail ve Kıbrıslı Rumlarla karşı karşıya gelme olasılığından söz edilen Türkiye'nin bu kapışmada yanında yalnızca Suriye, İran ve Lübnan'ı bulacaktır. Suriye Rumlarla gaz anlaşması yapmamış ve Hizbullah'ın ortak olduğu Lübnan hükümeti ise önceki Başbakan Saad Hariri'nin imzaladığı bir anlaşmayı onaylamamıştır. Peki, Suriye ve Esad 'a destek veren İran ile Hizbullah'la ilişkileri gergin bir Türkiye, (ki Kürt sorunu bu iki ülkeyi ve İran'ın etkin olduğu Irak'ı da ilgilendiriyor) bu durumda Stratejik Müttefik ABD'den acaba nasıl bir aferin alacaktır? ABD; İsrail ve Rumlarla kapışması durumunda Türkiye'ye acaba destek verecek mi? Örneğin Mısır'ı yöneten Amerikan destekli generaller Mübarek'in daha önce Rumlarla imzaladığı gaz anlaşmasını neden iptal etmiyor?
Peki ya demokrasi?
Türkiye; Stratejik Müttefik ABD ve tabii ki onun stratejik müttefiki Avrupalı ülkelerle birlikte 'Arap Baharı'na destek veriyor. Herkes Türkiye için farklı senaryo ve rollerden söz ediyor. Ama en ilginç şey 'Arap Baharı'na destek veren ABD, bu baharın stratejik müttefiki diğer bölge ülkelerine uğramasına izin vermiyor. Hatta daha da ileri giderek buralara baharı getirmek isteyenlerin üzerine Suudi askerlerini salıveriyor.
İşte size iki örnek.
Bahreyn'de demokrasi için ayaklanan halkın üzerine Suudi tanklarını süren ABD ve dostları yüzlerce insanı öldürdükten sonra bu ülkeyi Şii tehlikesinden kurtardıklarını övünerek ilan ettiler. Halkını öldüren bu ülkenin kralı Batılı başkentlerde bir kahraman olarak dolaşıyor. Yemen ise çok daha garip bir hikaye. Bu ülkede insanlar 3 yıldır ayaklanmış durumda. 33 yıldır ABD desteği ile iktidarda bulunan Ali Abdullah Salih her gün onlarca kişiyi öldürüyor ama Arap Baharı'nın hamasi savunucuları burada olanları her nedense görmüyor. Salih üç ay önce bir suikastta ağır yaralandı ama ABD'nin emirleri ile Suudiler ona alıp iyileştirdikten sonra geçen cuma ülkesine geri gönderdiler. Başkan Salih beraberinde 'Americano Baharı'nı götürdü ve son üç günde 150'den fazla insanı öldürdü, yüzlercesini yaraladı.
Belki 'konumuzla ilgisi yok' diyenler olabilir ama bölgede Arap Baharı'nın ilk dalgası 2006'da Filistin'den esmişti. Dünyanın en demokratik seçimi ile Hamas'a oy veren Filistin halkının başına gelmeyen kalmadı. Belki de Arap Baharı'nı alkışlayan Arap liderler kardeşleri Ilımlı-Laik Müslüman Filistinlilerin de bu baharın esintilerinden yararlanması için çeyrek Müslüman Obama'yı ikna edebilirler!